Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe

12 Mayıs 2012 Cumartesi

1 Mayısı Kutladık




        Tabir yerindeyse yok yoktu taksimde.
Kısa kaldık ama çok uzun şeyler yazabilecek kadar çok şeye şahit olduk.

        Girişten başlamak gerekirse, köftecilerin salaş muhteşem bir kokusu ile karşılandık. İlk 1 mayısım olmasına rağmen ismimiz anons edilmese de giriş yapan grupların hoşgeldin anonsuna kulak kabarttım.

        Renk renk, çeşit çeşit, desen desen, model model insan grupların olduğu, değişik inanışların, farklı taraftarlar ve düşünce kortejlerin renkleri vardı. Müthiş bir çeşitlilik içinde en özgür bayramlarını kutladılar.
Özgür kelimesini ilk defa samimiyetimle kullanıyorum. Neden mi?

 Öğretmenler eylemde iken velilerin olmadığı,
Lise öğrencileri eylemde iken üniversite öğrencilerinin olmadığı,
Doktorlar eylemde iken Eczacının olmadığı,
Avukatlar eylemde iken müvekkillerinin olmadığı
Çifçi eylemde iken işçinin olmadığı,
Tiyatrocunun eyleminde izleyicinin olmadığı eylemler gördük

 Yani,
haksızlığa uğramış, canı yanmış herkesin cop yemeden, gazın kokusunu tatmadan eylemin bayramla karıştığı bir havada geçtiği için.

        Sol partiler ve gruplar, her 1 Mayıs’ta olduğu gibi alanda ağırlığını hissettirmişti.
En güzel yanlarından biride mizah duygularının muhalefetle güzelce harmanlanmasıydı.
Adından çok söz edilen ama göremediğim Antikapilatist müslüman gençler kortejin içimde kaldığını da söylemeden edemeyeceğim.

        Her yaştan ve cinsiyetten katılımcı vardı, ama ezici ağırlık 30 yaş altı gençlerdeydi...
En yaratıcı ve özgün pankartlar da bu gruplarda gözüme çarptı. Fethullah Gülen,
Barack Obama, Şimon Perez ve Tayyip Erdoğan kafaları zekice iğnelenmiş ve kimse müdahale etmiyordu.

        Platformun üzerinde Türkçe ve kürtçe yazılan kutlama mesajları kürtlerin büyük oranda temsilcisi olduğunu gösteriyordu.

        Bir ara soluklanmak için oturduğumuz bir cafede özel bir haber kanalının "Kanlı günler nasıl bayram oldu?" alt yazısını görünce yaşımın el verdiğince film şeridi yapmadan alıkoyamadım kendimi.

        Bu özgürlüğü tek bulabileceğimiz yer ve zaman artık belli oldu sanırım. Ama serbestliği ve özgürlüğü karıştırmamak lazım. İnsanların sisteme meydan okuyarak hareket alanını genişletmeye çalışmasıdır özgürlük aksi ne olursa olsun muhafazakarlığa hizmet edeceğini unutmamak gerekir.

2 yorum:

Tabir yerindeyse yaşamıssın adeda be dostum..

Şu devasa makinanı yanına almadığına üzüldüm.

Seneye beraber gidelimmm.
Lütfeeennn :)))