Romanların kraliçesi Esma abla ile beraberdim dün gece. Makedonya'lı 5 çocuklu bir anne.. 20 albümü, 108 şarkısı, 6 filminden konuştuk gece boyunca. Bilmediğim bir dilde haykırışın sesini fısıldadı kulağıma...
Sevdiklerime, sevmediklerime uğruyor uzaktan izliyordum adeta... Babasının ayakkabı parlattığı dönem altı çocuktan ikinciliği seçtiğinde darbuka sesiyle açmış gözlerini dünyaya..
Sevdiklerime, sevmediklerime uğruyor uzaktan izliyordum adeta... Babasının ayakkabı parlattığı dönem altı çocuktan ikinciliği seçtiğinde darbuka sesiyle açmış gözlerini dünyaya..
Anladım ki, onu dinlerken kocaman seviyormuşuz o küçük yüreklerimizle, sanki ne haddimizeyse.. Kulağımın yüreğe giden cadde olduğunu keşfederken, kendini peynir kategorisinde sunan insancıklardan kurtulmanın, sevincin karma rengi olduğunu anladım...
"Yalnızlığa dair söyleyecek çok şeyim varken, aşkın büyüsüne karşı söyleyebilecek tek kelimem yok" dedi bir ağabeyim... Yani “Aşk zaafın süt kardeşi midir” dediğimde işte o zaman yeni yılla beraber bir yaş daha yaşlandığımı söyledi. Bu yüzden bu büyük heyecan.
İngiltere'nin bol yağmurlu, boş sokaklarına adanmış bir aşk bu aslında... uzun sürmesini istediğim bir kış yolculuğunda haritasını benim çizdiğim coğrafyada rotayı kendim belirleyerek yürümek istediğim bir sabahın fotoğrafı bu.
Loş ışığımın altında, çiçeklerin adını taşıyan mahallemin, sokağımın, sitemin ismi gibi..
Çalışma masamın üstündeki kaplumbağa gibi..
Yalnızlığa dostluğa sevgiye adanmış bir hayat gibi,
Yani sevgili,
Gülebilen bir yüzün rengini örterken üstüme düşünmedim bir an bile..
Bedenim istediği kadar İstanbul’da, Ankara’da ya da İzmir’de olsun,
Sabahleyin uyanıp bir kez daha seni görme alışkanlığımı takındığımda hep şu soruyu sorar oluyorum kendime..
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilirdi ki?
Yani sevgili,
Gülebilen bir yüzün rengini örterken üstüme düşünmedim bir an bile..
Bedenim istediği kadar İstanbul’da, Ankara’da ya da İzmir’de olsun,
Sabahleyin uyanıp bir kez daha seni görme alışkanlığımı takındığımda hep şu soruyu sorar oluyorum kendime..
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilirdi ki?
Okn Okty
0 yorum:
Yorum Gönder